Agro Blog Haber Sitesi

EBULFEZ ELÇİBEY’İ VEFATININ 26. YILINDA SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUZ

9 dk okuma
25 görüntüleme
Paylaş:
EBULFEZ ELÇİBEY’İ VEFATININ 26. YILINDA SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUZ

EBULFEZ ELÇİBEY’İ VEFATININ 26. YILINDA SAYGI VE RAHMETLE ANIYORUZ

Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin sembol ismi, Türk dünyasının unutulmaz liderlerinden Ebulfez Elçibey

Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin öncü isimlerinden, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’i, vefatının 26. yılında saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

22 Ağustos 2000 tarihinde Ankara’da hayatını kaybeden Elçibey, yalnızca Azerbaycan tarihinin değil, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının da önemli şahsiyetlerinden biri olarak hafızalarda yer aldı.

Elçibey’in siyasi hayatının merkezinde Azerbaycan’ın bağımsızlığı, milli kimliğin korunması, demokratik bir devlet düzeninin kurulması ve Türk dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesi vardı. Cumhurbaşkanlığı döneminde Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesini Azerbaycan’ın dış politikasında özel bir yere taşıdı. Nitekim Cumhurbaşkanı seçildikten sonraki ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdi.

ELÇİBEY VE TÜRKİYE: TARİH TARİH KARDEŞLİK VE İŞ BİRLİĞİ

24–27 Haziran 1992 — Elçibey’in ilk yurt dışı ziyareti Türkiye’ye

7 Haziran 1992 seçimlerinde yüzde 60,9 oyla Azerbaycan Cumhurbaşkanı seçilen Elçibey, göreve gelmesinin ardından ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yaptı.

24–27 Haziran 1992 tarihleri arasındaki Ankara ziyaretinde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki siyasi ve tarihi bağların daha da güçlendirilmesi mesajı öne çıktı.

Elçibey, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada takip ettiği yolun Mustafa Kemal Atatürk’ün yolu olduğunu vurguladı.

Bu ziyaret, Elçibey’in Türkiye’yi Azerbaycan’ın dış politikasında özel bir yere koyduğunun en güçlü göstergelerinden biri oldu.

24 Haziran 1992 — Anıtkabir ziyareti

Türkiye ziyaretinin en anlamlı duraklarından biri Anıtkabir oldu.

Elçibey, Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesini ziyaret ederek hatıra defterine Atatürk’e ve Türk milletine duyduğu bağlılığı ifade eden sözler yazdı.

Elçibey’in Atatürk’e yönelik yaklaşımı, onun Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş mücadelesini ve Atatürk’ün bağımsızlık anlayışını Azerbaycan için de önemli bir örnek olarak gördüğünü ortaya koyuyordu.

30–31 Ekim 1992 — Ankara Türk Devletleri Zirvesi

Elçibey, 30–31 Ekim 1992 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Zirvesi’ne Azerbaycan Cumhurbaşkanı olarak katıldı.

Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan liderlerinin bir araya geldiği zirve, bağımsızlığını yeni kazanmış Türk devletleri arasında siyasi, ekonomik, kültürel ve ulaştırma alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli bir dönüm noktasıydı.

Zirvenin sonunda Ankara Bildirisi yayımlandı. Bildiride ekonomik iş birliği, ulaştırma ve iletişim bağlantılarının geliştirilmesi, enerji ve altyapı alanlarında ortak çalışmalar ile Türk devletleri arasında koordinasyon gibi başlıklar öne çıktı.

1–5 Kasım 1992 — Elçibey’in Türkiye’ye ilk resmi ziyareti

Elçibey, 1–5 Kasım 1992 tarihlerinde Türkiye’ye ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdi.

Bu ziyaret sırasında Türkiye ve Azerbaycan arasında birçok önemli anlaşma imzalandı.

2 Kasım 1992 tarihinde Ankara’da Türkiye ile Azerbaycan arasında;

  • İş birliği ve dayanışma,
  • Ticaret ve ekonomik iş birliği,
  • Uluslararası karayolu taşımacılığı,
  • Ulaştırma altyapısı,
  • Turizm,
  • Bilimsel ve teknik alanlarda iş birliği

konularında anlaşmalar imzalandı.

Aynı dönemde Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Ebulfez Elçibey arasında çoğulcu demokrasi, barış, bağımsızlık, refah ve hukukun üstünlüğü temelinde iş birliğini öngören bir deklarasyon da imzalandı. Anlaşmalar Türkiye adına dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Azerbaycan adına ise Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey tarafından imzalandı.

Bu gelişme, Türkiye–Azerbaycan ilişkilerinin yalnızca siyasi söylemlerle sınırlı kalmayıp ekonomik, ulaştırma, turizm, bilim ve teknik alanlara da taşındığını gösteren önemli adımlardan biri oldu.

2 Kasım 1992 — “İki devlet değil, bir millet” anlayışının güçlü ifadesi

2 Kasım 1992'deki anlaşmaların imza sürecinde dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki bağın yalnızca resmi anlaşmalardan ibaret olmadığını vurguladı.

Demirel, iki halk için “bir halktır” ifadesini kullanarak iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel yakınlığa dikkat çekti.

Elçibey’in Türkiye ile kurduğu ilişki anlayışının temelinde de bu tarihi ve kültürel yakınlık bulunuyordu.

13–15 Nisan 1993 — Cumhurbaşkanı Özal’ın Azerbaycan ziyareti

Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 13–15 Nisan 1993 tarihlerinde bağımsız Azerbaycan’a resmi ziyaret gerçekleştirdi.

Elçibey, Özal’ı Azerbaycan’da ağırladı. Görüşmelerde Türkiye–Azerbaycan ilişkileri, Karabağ meselesi ve bölgesel gelişmeler ele alındı.

Elçibey bu dönemde Türkiye ile ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerin daha da geliştirilmesi gerektiğini açık şekilde savunuyordu. Ziyaret sırasında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin çok yönlü biçimde geliştirilmesine yönelik mesajlar verildi.

21 Nisan 1993 — Ankara’da Karabağ görüşmeleri

Turgut Özal’ın 17 Nisan 1993’te hayatını kaybetmesinin ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey Türkiye’ye gelerek cenaze törenine katıldı.

21 Nisan’da Ankara’da Elçibey ile Ermenistan Cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan arasında Karabağ konusunda görüşme gerçekleşti.

Bu görüşme, Elçibey’in Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü konusundaki yaklaşımını diplomatik kanallar içerisinde savunduğu önemli temaslardan biri olarak tarihe geçti. Dönemin basın kayıtlarında Elçibey’in kaybedilen toprakların geri alınacağına yönelik kararlılığını ifade ettiği görülmektedir.

ELÇİBEY’İN TÜRKİYE’YE BAKIŞI

Elçibey için Türkiye yalnızca komşu bir ülke değildi.

Türkiye’yi Azerbaycan’ın bağımsızlık ve kalkınma yolunda önemli bir kardeş ülke olarak görüyor; ortak tarih, dil ve kültürün iki ülke arasındaki ilişkilerin temelini oluşturduğunu savunuyordu.

Elçibey’in düşünce dünyasında Mustafa Kemal Atatürk özel bir yere sahipti. Azerbaycan’ın bağımsız ve demokratik bir devlet olarak gelişmesinde Atatürk’ün milli mücadele tecrübesinin önemli bir örnek olduğunu düşünüyordu.

Türkiye ziyaretleri sırasında yaptığı konuşmalar ve Anıtkabir’deki ifadeleri de bu düşüncenin güçlü yansımaları arasında yer aldı.

Elçibey’in Türkiye–Azerbaycan ilişkilerine dair sık aktarılan anlayışı ise iki ülke arasındaki bağın sıradan bir diplomatik ilişki olmadığı yönündeydi.

Onun siyasi mirasında Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişki; ortak tarih, kültür, dil ve kardeşlik temelinde şekillenen özel bir bağ olarak yer aldı.

ELÇİBEY’İN AZERBAYCAN’DA BIRAKTIĞI MİRAS

Elçibey’in Cumhurbaşkanlığı dönemi yalnızca Türkiye ile ilişkiler açısından değil, Azerbaycan’ın devletleşme süreci açısından da önemli gelişmelere sahne oldu.

Göreve geldikten sonra Sovyet Rus ordusunun Azerbaycan’dan çıkarılması ve milli ordunun oluşturulması yönünde adımlar attı.

Azerbaycan’ın milli parasının kullanılmaya başlanması, Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçiş ve eğitim alanındaki değişimler de Elçibey döneminin öne çıkan gelişmeleri arasında yer aldı.

Elçibey’in siyasi hayatı uzun sürmedi. 1993 yılında Azerbaycan’da yaşanan siyasi ve askeri krizlerin ardından görevinden ayrılarak doğduğu Keleki’ye gitti.

1997 yılında Bakü’ye dönen Elçibey, siyasi mücadelesini Azerbaycan Halk Cephesi Partisi Genel Başkanı olarak sürdürdü.

22 AĞUSTOS 2000 — ANKARA’DA SONSUZLUĞA UĞURLANDI

Ebulfez Elçibey, tedavi gördüğü Ankara’daki Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’nde 22 Ağustos 2000 tarihinde hayatını kaybetti.

Hayatının son günlerini Türkiye’de geçiren Elçibey’in vefatı, Azerbaycan’da olduğu kadar Türkiye’de ve Türk dünyasında da büyük üzüntüyle karşılandı.

Bugün, vefatının 26. yılında onu yalnızca bir devlet adamı olarak değil; Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin sembol isimlerinden, Türkiye–Azerbaycan kardeşliğinin güçlü savunucularından ve Türk dünyasının önemli fikir insanlarından biri olarak anıyoruz.

“BİR MİLLETİN HAFIZASINDA YAŞAYAN İSİMLER VARDIR”

Ebulfez Elçibey’in siyasi hayatı kısa sürmüş olabilir; ancak bağımsızlık, milli kimlik, demokrasi ve Türk dünyasının birlikteliği üzerine ortaya koyduğu fikirler Azerbaycan tarihinde kalıcı bir iz bıraktı.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin bugün “tek millet, iki devlet” anlayışıyla güçlü biçimde ifade edilmesinde, Elçibey döneminde atılan siyasi ve kurumsal adımların da önemli bir tarihsel yeri bulunmaktadır.

Onun Türkiye’ye verdiği önem, Atatürk’e duyduğu saygı ve Azerbaycan’ın bağımsızlığı konusundaki kararlı tutumu, aradan geçen yıllara rağmen hatırlanmaya devam ediyor.

22 Ağustos 2000’de Ankara’da hayata gözlerini yuman Ebulfez Elçibey’i;

Saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyoruz.

Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Azerbaycan–Türkiye kardeşliği daim olsun.

Kaynak Notu

Bu anma yazısındaki tarihsel bilgiler; Anadolu Ajansı arşivleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi kayıtları, Türk Devletleri Teşkilatı'nın resmi tarihsel kayıtları ve dönemin basın arşivleri karşılaştırılarak hazırlanmıştır.

Yorumlar (0)

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!